THE SIMPLE
PRESENT TENSE
* Present Simple Tense yani geniş zamanı tekrarlanan olaylardan
bahsederken kullanmaktayız. Örneğin hergün 7de kalktığımızı, 8de evde
çıktığımızı, her hafta sinemaya gittiğimizi geniş zaman ile
anlatmaktayız.Geniş zamanda sıkça kullanılan zaman zarfları şunlardır:
- always: her zaman
- usually: genellikle
- often: sık sık
- sometimes: bazen
- never: hiç
- every day: her gün
- every morning: he sabah
- every year: her yıl
* Present simple tense" te fiillerin kullanımı cümlenin öznesine göre
değişmektedir. Dört aynı cümleyi öznelerini değiştirerek inceleyelim:
- I get up at 7 o"clock every day.
(Her gün 7de kalkarım.)
- Buse gets up at 7 o"clock every day.
(Buse her gün 7de kalkar)
- Burak gets up at 7 o"clock every day.
(Burak her gün 7de kalkar.)
- Our dog, Boncuk gets up at 7 o"clock every day.
(Köpeğimiz Boncuk her gün 7de kalkar.)
- You get up at 7 o"clock every day.
(Sen her gün 7de kalkarsın.)
- Tuna and Can get up at 7 o"clock every day.
(Tuna ve Can her gün 7de kalkarlar.)
- My sister and me get up at 7 o"clock every day.
(Ablam ve ben her gün 7de kalkarız.
*Yedi öznede de fiilin nasıl değiştiğini cümlelerde görmekteyiz.Fiil
olarak "get up" yani kalkmak,uyanmak anlamında olan fiili seçtik.
"I", yani özne olarak ben kullandığımızda fiilde bir değişiklik olmadı.
İkinci cümlede özne "Buse" dir.Buse yerine "she" de diyebiliriz. Bu
cümlede fiile -s takısı gelmiş ve fiil değişmiştir.
Üçüncü cümlede özne olarak "Burak" kullanılmıştır, Burak yerine "he" de
diyebiliriz. Burada da fiil -s takısı almıştır.
Bir sonraki cümlede özne "bizim köpeğimiz Boncuk", İngilizce"de
hayvanlar ve cansız varlıklar için "it" dendiğini burada da
hatırlarlatalım. Fiil burada da -s takısı almıştır.
Diğer cümlede "you", sen öznesiyle birlikte kullanılan get up fiilinde
bir değişiklik olmamıştır.
"Tuna ve Can" iki kişidirler, "they" (onlar) de kullanabiliriz. Get up
fiiline hiç bir ek gelmemiştir.
"Ablam ve ben", burda da birden fazla kişiden yani "we" (biz)den
bahsetmektedir. Burda da get up ta değişiklik olmamıştır.
*Simple present tense" te:
-I, You, We, They öznelerinde fiilde değişiklik olmaz.
-He, She, It öznelerinde fiile -s takısı getirilir.
Examples
-I go to school with my friend. (Okula arkadaşım ile birlikte giderim.)
-Susan does her homework in the evenings. (Susan ödevlerini akşamları
yapar.)
-My sister watches television every morning. (Kız kardeşim her sabah
televizyon izler)
-My brother plays football every weekend. (Kardeşim her hafta sonu
futbol oynar.)
-We go to the cinema every Saturday. (Her cumartesi sinemaya gideriz.)
-My mother goes to shopping centre on Sundays. (Annem pazar günleri
alışveriş merkezine gider.)
-They go on holiday every summer. (Onlar her yaz tatile çıkarlar.)
Negative Form
*Geniş zamanın olumsuzunda bilmemiz gereken iki tane takı vardır:
don"t ve doesn"t
*don"t: Don"t, düz cümlede -s takısı getirmediğimiz öznelerin
kullanıldığı cümlelerde, olumsuzluk anlamı vermek için kullanılmaktadır.
- I don"t get up at 7 o"clock every day.(Her gün 7de kalkmam.)
- You don"t get up at 7 o"clock every day. (Sen her gün 7de kalkmazsın.)
- Tuna and Can don"t get up at 7 o"clock every day.( Tuna ve Can her gün
7de kalkmazlar.)
- My sister and me don"t get up at 7 o"clock every day. (Ablam ve ben
her gün 7de kalkmayız).
- I don"t go to school with my friend. (Okula arkadaşım ile gitmem.)
- We don"t go to the cinema every Saturday. (Her cumartesi sinemaya
gitmeyiz.)
- They don"t go on holiday every summer. (Onlar her yaz tatile
gitmezler.)
*doesn"tüz cümlede kullandığımız bazı öznelerde fiile -s takısı getirmek
zorundaydık. Bu öznelerin bulunduğu cümleyi olumsuz yapmak için doesn"t
kullanıyoruz. Fakat doesn"t ile olumsuz yaptığımız bu cümlede fiile -s
takısı kesinlikle getirmiyoruz.
- Buse doesn"tget up at 7 o"clock every day. (Buse her gün 7de kalkmaz)
- My sister doesn"t watch television every morning. (Kız kardeşim her
sabah televizyon izlemez.)
- My brother doesn"t play football every weekend. (Kardeşim her hafta
sonu futbol oynamaz.)
Question Form
*Present tense te soru oluştururken de cümlede kullanılan özneye dikkat
etmeliyiz. Burada sadece yes ve no diye cevap vereceğimiz soruları
göreceğiz.
*Soru sorarken de olumsuz yaparken kullandığımız do ve does takıları
kullanmaktayız:
- Do you get up at 7 oclock? (7de mi kalkarsın?)
Yes, I do. (Evet, öyle.)
- Do they go on holiday every summer? (Onlar her yaz tatile giderler
mi?)
No, they don"t. (Hayır, gitmezler.)
- Do your father and your mother go shopping every week? (Annen ve baban
her hafta alışverişe gider mi?)
Yes, they do. (Evet, yaparlar.)
- Does Canan do her homework evey day? (Canan ödevlerini her gün yapar
mı?)
No, she doesn"t. (Hayır yapmaz.)
- Does your brother play football every Saturday? (Erkek kardeşin her
cumartesi futbol oynar mı?)
Yes, he does. (Evet, oynar.)
Özne ve yüklem daima
birbirine uygun olmalıdırlar.
* ‘Preposition’ları asla cümle sonunda kullanmayın.
* Edilgen cümle (Passive) kullanılmamalıdır.
* her cümleye büyük harfle başlayın ve noktayla bitirmeyi ihmal etmeyin
* ‘infinitive’i (to + verb) asla bölmeyin.
* Açıklayıcı ifadeler bu arada iki virgül arasında yazılmalıdır.
* Daha kısa bir kelime aynı anlamı verebilecekken uzun kelimeler
kullanmayın.
* Eksik kelimeler ihtimaline dikkatlice okuyun.
* Dikkatli yazmak, ortaçların yanlış kullanımından sakının.
* Tekrarlar, fazlalıklar yada aynı anlama gelen, lüzumsuz ifadeler
kullanmayın.
* On kelimeyi aşan cümleler isimlerin yerine mümkün olduğunca zamir
kullanmaya gayret edin.
* İşaretlerden & kısaltmalardan vs. kaçının.
* İngilizce bir karşılığı varken yabancı konseptler kullanmayın.
* Kısaltma cümlelere hayır.
* Arkaik ifadeler kullanmama yolunda cehdetmek yazarın vazifesidir.
* ‘Double negatives’ kullanmayın.
* Sinir sistemini sarsan ses tekrarlarından sakının.
* Cevap beklemekten ziyade karşısındaki etkilemeyi amaçlayan sorular (rhetorical
questions) kimin hoşuna gider?
* İsimleri fiillemeyin.
* Mübalağa kullanmayın; milyarda bir yazar bile bunu etkili bir biçimde
kullanamaz.
* Aşağı yukarı spesifik olun.
* Konuşma dili muhabbetlerinden uzak durun.
* Gereksiz virgüller, kullanmayın.
* Ağdalı ifadeler, gerekli olandan fazla kelime kullanmayın; bu aşırıya
kaçmak olur.
* Ve cümlelere bağlaçla başlamayın.
* Cümleyi bitirmek için ‘preposition’ korkunç bir kelimedir.
* Bir cümle sonunda olabilecek en son şey bağlantı filleridir (eylem
değil durum bildiren fiiller; linking verbs).
* Klişelerden vebadan kaçar gibi kaçının.
* İfadeleri olumsuz formda kullanmayın.
* Ünlem işaretini fazla kullanmamaya dikkat edin!!!
* Parantez içerisinde ifadeler (ilgili de olsa) gereksizdir.
* Özne ve yüklem arasına virgül koymak, yanlıştır.
* Zamirlerin kendinden sonra gelerek tanımladığı isimlerle (antecedent)
uyumlu olmasına dikkat edin.
* Kesme işaretinin'in doğru kullanımı önemlidir.
İngiltere İngilizcesi ve
Amerikan İngilizcesi kayda değer şekilde farklı kelime ve kullanıma
sahiptir. İngiliz İngilizcesi'nde yeterlisiniz diye sizin için Amerikan
İngilizcesi de kolay olacaktır gibi bir düşünceye kapılmayın.
Amerikan İngilizcesi genişleyen bir dildir, kapalı değildir. Birisi "thank
you" dediğinde geleneksel cevap "you're welcome"dır. "You're welcome"
İngiliz İngilizcesi'ndeki anlamıyla aynı anlama gelmez. Bu basit örnekten
anlaşılacağı gibi, Amerikalılar arasında İngilizce kullanımı genelde
kitaplardan öğrendiğiniz dilbilgisinden farklıdır. Ülke boyunca kayda
değer kullanım farklılıkları vardır.
Birçok Amerikan vatandaşı, ilkokulda öğrendiği dilbilgisinin önemli
kurallarına uymaz. Mastarları ayırmayı yasaklayan veya bir cümleyi edatla
bitirme kurallarını genelde ihmal ederler. Elinizin altında bir cep
sözlüğü bulundurmaya alışmalısınız. Ayrıca internette bedavaya Webster's
sözlüğü eş anlamlılar sözlüğü vardır. NTC, birçok büyük kitapçıda
bulabileceğiniz, Amerikan deyimsel ifadeleri hakkında bir kitap serisi
yayınlamıştır. Bu kitaplar yardımcı olacaktır.
İngiltere İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi kayda değer şekilde farklı
kelime ve kullanıma sahiptir. İngiliz İngilizcesi'nde yeterlisiniz diye
sizin için Amerikan İngilizcesi de kolay olacaktır gibi bir düşünceye
kapılmayın. Mesela, Amerikan İngilizcesi'nde "pass out " deyimi dağıtmak
veya bilincini kaybetmek anlamına gelir, İngiliz İngilizce'sinde ise mezun
olmak anlamına gelir. Yine, "to table a measure" ABD'de düşünceyi
ertelemek anlamına gelir düşünmeye başlamak anlamına gelmez; "public
school" şehir veya hükümet tarafından yönetilen okul anlamına gelir, özel
anlamına gelmez. "School" kelimesi kolejler ve üniversiteler anlamına
gelebilir, dilbilgisi okulları anlamına gelmez. Amerikan İngilizcesi'nde,
kısaltma "s.o." "significant order" anlamında eş veya kız veya erkek
arkadaş anlamına gelir, cinsel suçlu anlamına gelmez. Karıştırılabilen
kelimelerin eklemeli yerleşimleri İngilizce-İngilizce sözlükte
bulunabilir.
Öneriler
Amerikan İngilizcesi’yle iletişim kurmak ABD'ye eğitim için gelenlerin pek
çoğunun en önemli problemidir.
İşte size nasıl etkili bir iletişimci olabileceğiniz konusunda birkaç
ipucu:
Pratik, altın kuraldır. Amerikan topraklarına ilk adım attığınız andan
itibaren başlayabilirsiniz.
Amerikan İngilizcesiyle iletişim kurmak konusunda nüansları anlamak için
kulaklarınızı ve gözlerinizi dört açın.
Kendinizi ifade ederken ana dilinizde düşünmeyin. Yapı tamamen farklı
olacaktır ve işin sonunda sıkıntıya düşebilirsiniz.
Mümkün olan her an İngilizce iletişim kurmaya çalışın.
Samimi olun ve Amerika'daki diğer yabancı öğrencilerle karşılaştığınız
sorunları tartışın. Büyük bir ihtimalle onlar da aynı durumlarla karşı
karşıya kalmışlardır.
Okuldaki derslerde karşılaşma ihtimaliniz olan yeni terminolojileri okuyun
ve anlayın.
Öğretmenlerinizi dikkatli dinleyin.
Dersten önce ya da verilen arada öğretmenlerden ya da yakın
arkadaşlarınızdan takviye yardım isteyin.
Eğer özel yardım için bir program varsa sakın beklemeyin. Hemen koşun.
İhtiyacınız olacaktır.
Radyo ya da televizyonlardan programları takip edin. İletişim
becerilerinizi geliştirmede size çok yardımcı olacaktır.
Eğer imkanınız varsa düzenli olarak gazete, dergi ve kurgusal ya da başka
kitaplar okuyun. Kelime haznenizi geliştirmek konusunda size yardımcı
olacaktır.
Son olarak, hata yaptığınızda kendinizi sakın kötü hissetmeyin.
Konuşurken...
Herhangi bir argo türünü kullanmaktan sakının, çünkü yanlış anlaşılabilir
veya saldırgan bulunabilir. Amerikan İngilizcesinde küçük düşürücü
anlamları olan "ass, buns, fag, fanny ve queer" kelimelerini de
kullanmaktan kaçının. "Asian" kelimesi Amerikan İngilizcesinde
Bangladeşli, Hindistanlı ve Pakistanlı insanlardan ziyade Çin, Japon,
Kore, Filipinler veya Vietnam kökenli insanlar anlamına gelir. Aynı
şekilde, "Indian" kelimesi, Amerikan İngilizcesinde yerli Amerikalı (kızılderili)
anlamına gelir, Hindistanlı anlamına gelmez.
Şayet çok hızlı İngilizce konuşursanız bazı Amerikalılar sizi
anlayamayabilir. Çünkü konuştuklarınızı sadece hecelerin bir araya gelmiş
şekli gibi algılarlar. Eğer iletişim konusunda sorunlarınız varsa,
kelimeleri birbirinden bağımsız bir şekilde düzgünce telaffuz etmeye
çalışın.
Konuşma esnasında göz temasını devam ettirmek çok önemlidir. Etrafına
bakınıp durmak sıkılmanın bir göstergesidir. Amerikalılar karşılıklı
konuşma esnasında sessiz kalınmasından hoşlanmazlar. Uzun sessizlik
olduğunda kendilerini çok rahatsız hissederler ve sessizliği bozmak için
konuşacak bir şeyler bulmaya çalışırlar.
|